PUT PERESTLİK

2010-10-09 08:53:00

Evet 1400 yıl önce 10 Megapixel Fotokamerayla çekilmiş Hz. Ali ve oğulları Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan`ın resimleri…


HZ. ÖMER (RA) ANLATIYOR :

CAHİLİYE DÖNEMİNDE  BİZLER HELVADAN PUTLAR YAPAR ,ONLARA TAPARDIK SONRADA  YOLCULUK ESNASINDA ACIKINCA ONLARI YERDİK..." 

 

        İNSANLAR KENDİ PUTLARINI ÖNCE KENDİLERİ YAPARLAR SONRA DA  O PUTLARI ÖNCE KENDİLERİ YERLER ...

EY GÜNÜMÜZÜN İNSANLARI SİZ DAHA YEMİYECEKMİSİNİZ  KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIĞINIZ PUTLARINIZI… 
YOKSA YA KAFANIZ 
 ÇALIŞMIYOR, YA MENFAATLERİNİZ UYUŞMUYOR….




Atatürk’ü “tanrılaştırma” temayülü

Bir kısım “Atatürkçüler”, Atatürk’ün de nihayet bir “insan” olduğunu kabullenemiyorlar. Bu yüzden “insan boyut”unu ele alan yazılara ve araştırmalara saldırıyorlar. 

Çünkü içlerinde Behçet Kemal’in, Tekin Alp’in, Edip Ayel’in, Kemalettin Kamu’nun ve Yusuf Ziya’nın Atatürk’ü var.

Gençler hatırlamaz, ama 30’lu yıllarda Behçet Kemal Çağlar “Atatürk Mevlidi” yazarken, Tekin Alp takma ismini kullanan Moiz Kohen de “Türk’ün Yeni Amentüsü”nü yazmıştı. 

Buyurun: Sabır taşına dönüşüp okuyabilirsiniz…

Alıntı:
TÜRK'ÜN AMENTÜSÜ (!)

“Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemâl’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahid analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına 
îmân ederim. İyilikle fenalığın insanlardan geldiğine, büyük milletimin medeni cihanda en büyük mevkii kazanacağına, hamaset destanlarıyla tarihi dolduran kudretli Türk ordusunun birliğine ve Gazi’nin Allah’ın sevgili kulu olduğuna kalbimin bütün hulûsuyla şahadet ederim. 
İçinde Atatürk öldüğü için Dolmabahçe Sarayı’nı “Kâbe” ilan etmekten çekinmeyen şair Edip Ayel

Alıntı:
(Ay yıldızı aldık da senin üstüne sardık
Ey dertli saray! Kâbe mi oldun bize artık?),
 
zaten sağlığında Atatürk’ü önce “peygamber”, sonra “tanrıya eş”, nihayet (hâşâ) “Allah” ilân etmişti:

Alıntı:
“Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe, 
Alıntı:
“Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.

“Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun,
“Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.”

“Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı'yla müsâvi,
“Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî…
“Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses,
“İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez!” [IMG]


Behçet Kemal, Edip Ayel'den geri kalmak istememiş olmalı ki, aynı makamdan devam etti:

Alıntı:
“Kaç yıldır Türkçeydi Tanrı'nın dili
İnsana ne ilâh, ne de sevgili,

“Ne de ana-baba aratıyordu
Her an yaratıyor, yaratıyordu.”
 
Nerede duracağı belli olmayan anlamsız bir yarış başlamıştı. Bu yarışta Halil Bedii de vardı:

Alıntı:
“Tanrı gibi görünüyor her yerde

Topraklarda, denizlerde, göklerde;
“Gönül tapar, kendisinden geçer de

Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.” 
Meşrutiyette Kemalettin Kâmi olan adını “Türklük aşkına” Kemalettin Kamu olarak değiştiren şair, mısralardan inşa ettiği bir merdivenle milletvekilliğine çıkmak istiyordu:

Alıntı:
“Burada erdi Mûsâ
Burada uçtu İsa,
“Bülbül burada varsa, Hürriyet için öter…
“Ne örümcek, ne yosun
Ne mûcize, ne füsun,
“Kâbe Arab'ın olsun

Çankaya bize yeter...” 
Şair Faruk Nafiz Çamlıbel Atatürk öldükten sonra şu mısraları yazdı:

Alıntı:
“Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil, 
Alıntı:
“Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun…
“Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil

“Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!”
 
Yusuf Ziya Ortaç da belli ki öteki şairlerden geri kalmak istememişti, kervana katıldı:

Alıntı:
“Dağların ardında sönüşü gibi, 
Alıntı:
“Millete can veren, vatan yaratan;

“Tanrının göklere dönüşü gibi…

“Her zaman ırkıma büyük Baş Atam,
“Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!”
 
Ömer Bedrettin Uşaklı’nın şiiri: 

Alıntı:
“Bir güneş gibi yalnız
Sensin ülkü tanrımız.” 
Vasfi Mahir Kocatürk’den:

Alıntı:
“Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti
Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.” 
İlhami Bekir’den:

Alıntı:
“İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa, 
Alıntı:
“Toprağın haritasını çizdi bayrağa;
“Allah değil, o yazdı alın yazımızı.”
 



Bu yaklaşımın mirasçıları elbette Atatürk’ü bir “insan” olarak görmeyecekler, “insan” olmaktan kaynaklanan “zaaf”ların hiç birisini ona kondurmayacaklardır.

Can Dündar’ın filmine bu bakış açısıyla ateş püskürüyorlar.

YAVUZ BAHADIROĞLU

 http://www.tebyin.de/ibretola5.htm

Şianın Sapıklıkları Alttaki Linkte Gizlidir.

http://ukubatdavasi.blogcu.com/sianin-sapik-kuran-anlayisi/1668470

put

Nisâ(*) Sûresinin 119 . Ayetinde

“Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.”29 Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür.

 En’âm  Sûresinin 40 . Ayetinde

(Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).

En’âm  Sûresinin 74 . Ayetinde

Hani İbrahim babası Âzer’e, “Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti

En’âm  Sûresinin 136 . Ayetinde

Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor... Ne kötü hükmediyorlar!27

A’râf Sûresinin 53 . Ayetinde

Onlar ise ancak, (“Görelim bakalım!” diyerek) Kur’an’ın bildirdiği sonucu (te’vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: “Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?” Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlah diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır

A’râf Sûresinin 138 . Ayetinde

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, “Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilahları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilah yapsana” dediler. Mûsa şöyle dedi: “Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz.”

 İbrahim Sûresinin 35 . Ayetinde

Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”

İbrahim Sûresinin 36 . Ayetinde

“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.”

Nahl Sûresinin 56 . Ayetinde

Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Enbiyâ Sûresinin 57 . Ayetinde

Allah’a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.

0
0
0
Yorum Yaz