Etiketler

2011-04-09 12:57:00

Etiketler Tümü (77) a göre boşanmak (1) akpnin icraatları (1) allah sevgisi (1) amer (1) anadolu (1) anayasa mahkemesi ne yapmaya çalışıyor? (2) barnabas incili (1) baş örtüsü namusumdur (1) bela ve sabır (1) benzettiler (1) bu güzel ülke (1) camilerin satılması ve imhası ! (1) ceza (1) cezası (1) demirel (1) demokrasi (1) din (2) doğru yolu bulmak (1) dost edinmek (1) eğitim (1) genelge (1) ha gayret (1) hadis-i şerif logat (1) hak (1) hakim beğ (1) hakkaniyet (1) hidayet ve peygamber (1) hudÛd (1) hukuku (1) huzurun kaynağı-şiir (1) ibadullah (1) iman aynasıdır (1) imanın yüceliği (1) imanın yüceliği-şiir (1) inananlar üç sınıftır (1) insan müsveddesi (1) islam (5) islamın düşmanları kim? (1) islâmî hakikatler (1) israil devlet değildir (1) işgal (1) itaat (1) itikat (1) ırkçılık ve kavmiyetçilik (1) kadın ve örtünmek (şiir) (1) kadınlar neden taciz ediliyor?(1) kadınların örtün (1) kafasında ki muhtar (1) komşuluk (1) köroğluna mektup (1) köyüm'den manzaralar-şiir(1) kur'an (1) küfrü meşrulaştırmak (1) la ilahe illallah’ın şartları (1) laiklik (1) mazlum (1) milletvekili (1) mirasyedi nesil (1) musibet (1) münecaat (1) müsl&uum... Devamı

Hadis-i Şerif Logatı

2011-04-03 15:48:00

  Hadis-i Şerif Logatı http://mehmetselimpolat.blogcu.com/hadis-i-serif-logati/1264610 Hadîs Âlimi (Muhaddis): Hadîs-i şerîf sahasında mütehassıs kimse. Çok sayıda hadîs toplayıp, senet ve metinleriyle ezberleyen, râvilerin cerh ve ta'dîl (güvenilir olup olmadıkları) noktasından durumlarını bilen, bu ilimde ihtisas kazanıp kitaplar yazmış olan âlim. Muhaddisin çoğulu muhaddisîn'dir. Hadîs İmâmı: Üç yüz binden çok hadîs-i şerîfi, râvîleri (rivâyet edenleri, nakledenleri) ile birlikte bilen büyük hadis âlimi. Buna, hadîs müctehidi de denir. Hadîs-i Âhâd: Hep bir kimse tarafından rivâyet edilen, bildirilen, müsned-i muttasıl (Resûlullah efendimize varıncaya kadar, rivâyet edenlerden yâni nakledenlerden hiçbiri noksan olmayan) hadîs-i şerîfler. Hadîs-i Âmm: Herkes için söylenmiş hadîs-i şerîfler. Hadîs-i Cibrîl: Peygamber efendimiz Eshâbı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrâil aleyhisselâmın insan sûretinde gelip; İslâm'ı, îmânı ve ihsânı sorduğunda Resûlullah efendimizin verdiği cevabları bildiren hadîs-i şerîf. Hadîs-i Garîb: Yalnız bir kişinin bildirdiği sahîh hadîs. Yahut, aradaki râvîlerden (nakledenlerden) birine, bir hadîs âliminin muhâlefet ettiği hadîs. Hadîs-i Hâs: Bir kimse için söylenmiş hadîs-i şerîfler. Hadîs-i Hasen: Bildirenler (râvîler) sâdık (doğru) ve emîn (güvenilir) olmakla beraber hâfızası, anlayışı sahîh hadîsleri bildirenler kadar kuvvetli olmayan kimselerin bildirdiği had&ic... Devamı

Barnabas İncili

2011-01-23 11:23:00

-Sunuş- Barnabas aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf) tur. Barnaba ise teselli oğlu anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. Barnabas'ın kaleme aldığı incil, İsa'nın bir şakirdi, yani zamanının çoğunu, mesajını yaydığı üç yıllık süre içinde bizzat îsa'nın yanında geçiren bir kişi tarafından yazılmış ve bugüne kadar gelmiş, bilinen tek İncil'dir. Kabul edilmiş dört İncil'in yazarlarının aksine, o İsa ile doğrudan teması olmuş ve öğretisini doğrudan İsa' dan almış biriydi.  Barnaba İncili, MS. 325'e kadar İskenderiye Kiliselerinde Kanonik (-gerçek-sahih-) bir İncil olarak kabul ediliyordu. Tevhid (-Allah'ın birliği inancı-) lehinde yazan Iraneus'un (MS.130-200) yazılarından, bu İncil'in İsa'nın doğumundan sonraki birinci ve ikinci yüzyıllarda elden ele dolaştığı anlaşılmaktadır. Putperest Roma dininin ve Eflâtun'un felsefesinin İsa' nın aslî öğretileri içine girmesinden sorumlu olmakla suçladığı Pavlus'a karşı çıkan İraneus, kendi fikirlerini desteklemek için Barnabas İncili'nden geniş alıntılarda bulunmuştur. İznik Konsülü 325 Yılında Yüzlerce Yazımla Birlikte Barnabas İncili'ni de Yasaklıyor. 325'te ünlü İznik Konsülü toplandı. Teslis Pavlus Kilisesi'nin resmî inancı olarak ilân edildi ve bu kararın sonuçlarından birini de, o zaman elde bulunan üçyüz kadar İncil'den dördünün Kilise'nin resmî İnciller'i olarak seçilmesi oluşturdu. Bunlar, Matta, Markos, Luka, Yuhannâ'nın yazdıkları İncîllerdir. Özünde Eflâtûnun ortaya attığı trinite fikri, İsa'dan sonra 1'inci ve 2'inci yüzyıllarda kaleme alınan... Devamı

AKP'nin İcraatları

2011-01-12 13:42:00

AKP’nin 100 tane İCRAATI   *İnançlı Kesimi Derinden Yaralayan Sözler ve İcraatlar* Not: Buradaki tüm maddeler, doğruluğu araştırılarak hazırlanmış, bu konuda  hassas olunmaya çalışılmıştır. İftiracı konuma düşmekten Allah'a sığınırız. ____________________________ *1. *Başbakan Erdoğan bir Amerikan gazetesine yazdığı makalede Irak'a  savaşmaya giden ABD'li askerlere dua etti:* * *"Irak'ta savaşan ABD'li kahraman bay ve bayan askerlere, en az zayiatla  ülkelerine mümkün olan en kısa zamanda dönmeleri arzusuyla dua ediyoruz."*  "We further hope and pray that the brave young men and women return home  with the lowest possible casualties, and the suffering in Iraq ends as soon  as possible." By Recep Tayyip Erdogan  The Wall Street Journal  March 31st, 2003 ___________________________   *2. *Dışişleri Bakanı Gül* "Dünya barışı için, barışı korumak için, son 50  senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir."*dedi.  (http://www.milliyet.com/2006/05/16/siyaset/siy03.html) ___________________________   *3. *Yirmibeş İslam ülkesinin sınırlarını değiştirip hepsini Irak gibi  yapma  projesi olan* *ABD kaynaklı BOP'la ilgili Sayın Gül'ün görüşü:* "Büyük  Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye'nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile  hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek."  *(http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=181295) Not: Vatandaşlarımızın % 72'si BOP'u tehlikeli görüyor.(25.07.2004 – Yeni  Şafak) ____________________________   *4. *Diyanetten Sorumlu Devle... Devamı

MÜSLÜMANI NASIL ALDATTILAR?

2011-01-12 13:05:00

Müslüman; ıslah adına, tebliğ adına dininden ve dâvâsından her çeşit tâvizi verebilen, Allah’ın hor gördüklerini hoş gören, “gelene ağam, gidene paşam” diyen, tepkisiz, buğzsuz, nefretsiz, dolayısıyla kişiliksiz insan değildir. Düşünmeyen, hakkı yaşamayan bir çevrede, mü’min boyun eğen, sesini çıkarmayan, tepki göstermeyen, silik bir şahsiyet olamaz. “Münkerler” etrafını kuşattığından, en azından kendini kurtarmak, bulaşıcı mikroplara karşı mücadele ederek koruyucu hekimlik tedbirlerini almak, yani“nehy-i anilmünker” yapmak mecbûriyetindedir. Tevhid eri olabilmek için; Allah’ın dışında politik, medyatik, sosyal, sanatsal, sportif, maddî, fikrî, nefsî... alanlardaki tüm ilâhları reddetmek, putların ve putçuluğun her tezâhürüne, endâdın her görüntüsüne, fanatikliğin her çeşidine tavır almak olmazsa olmaz bir zarûrettir. Muvahhid olmak, mü’mince yaşamak ve müslümanca ölmek için tâğutlara, zorbalara, ilâhlık taslayan şahıs, ilke ve kurallara, kısacası Allah’a itaat etmeyenlere “lâ” isyan bayrağını çekmek şarttır. Bu tavır takınılmadan, izzet ve onurunu korumak da, mü’min kalıp mü’min ölmek de mümkün değildir (2/Bakara, 256). Trafik ışığı olarak kırmızı lâmba konusunda itaatsizliğin cezası değerlendirilir de, Allah’ın koyduğu helâl-haram hududuna itaatsizlik, her iki dünyada cezasız mı kalır dersiniz? ... Devamı

Hidayet ve Peygamberler

2011-01-11 10:11:00

Hidayet Etmek Ve Dalâlete Sevk Etmek Rabbimiz Allah'dan başka kullara hidayet veren ve sapıklığa düşüren hakikî bir fail yoktur. Dilediğini hidayete erdirir, dilediğini dalâlete düşürür... Rabbimiz Allah Teâlâ, kulların İrade-i Cüz'îyeleriyle sapıklığı tercih etmeleri sonucu onlar için dalâleti yaratır... İnsan, kendi irade ve tercihi ile sapıklığa yönelmedikçe Rabbimiz Allah, onları zorla sapıklığa sevk etmez... Kim iradesiyle hidayeti isterse Allah, onu hidayet verir, kim de dalâleti arzu ederse, onu da dalâlete düşürür... Rabbimiz Allah şöyle buyurur: "Artık şübhesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete eriştirir." [ Fatır. 35/8.] "Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm'a açar, Kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir." [En'am, 6/125.] "Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer. Kim de saparsa, kendi aleyhine sapar. [İsra, 17/15.] Peygamberler Göndermek Ve Kitab İndirmek Rabbimiz Allah, imtihan ve kendisine kulluk yapsınlar diye yeryüzünde yarattığı insan kullarını, başıboş ve rehbersiz bırakmamıştır... İlâhî lütfü ve rahmeti gereği insan kullarına, onların içinden seçtiği Rasulleri ve Nebîleriyle hak yolunu göstermiş, Rasul ve Nebilerini onlara hidayet önderleri kılmıştır... Ayrıca onlara hidayet rehberi olan hayat nizamının ana kaynakları olan kitablar göndermiştir... Rabbimiz Allah şöyle buyurdu: "Andolsun Allah'a, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) gönderdik.[NahI, 16/... Devamı

MİRASYEDİ NESİL-şiir

2011-01-10 15:55:00

  MİRASYEDİ NESİL Devlet devlet diye naralar atıp Devleti harcadık... daha ne kaldı? Milli duyguları ucuza satıp Milleti harcadık... daha ne kaldı? Parti merkezleri kıblemiz oldu Kirli-paslı giren tertemiz oldu(!) Kazanan kesemiz, midemiz oldu Ümmeti harcadık... daha ne kaldı? PKK “Kürdüm” der, Kürtleri vurur Alevî, Sünnî’den uzakta durur Dindar, karşısında lâik’i bulur Vahdeti harcadık... daha ne kaldı? Nereye baktıksa hoş bakamadık Bir düştük, bir daha hiç kalkamadık Sarıldık dünyaya, bırakamadık Ahreti harcadık... daha ne kaldı? Dilendik batıda, dağıttık şarkta Ar-namus kalmadı ev ile barkta Ekranda, sahnede, caddede, parkta İffeti harcadık... daha ne kaldı? Sözleri, zehirli yılan ettik biz Her şeyi her şeyi yalan ettik biz Sevgiyi, dostluğu talan ettik biz Hürmeti harcadık... daha ne kaldı? Şartlandık en cani arzular için Koymadık tek mâni, arzular için Üç günlük nefsânî arzular için Cenneti harcadık... daha ne kaldı? Vurduk, çaldık, çırptık bin bir iş yaptık Gözümüze, gönlümüze diş yaptık Yöneldik israfa, gösteriş yaptık Nimeti harcadık... daha ne kaldı? Saldılar batıya, bir batıl izden Umutlar, hayaller kırıldı dizden Sılayı aldılar ellerimizden Gurbeti harcadık... daha ne kaldı? Zevk-safa içinde şah ile vezir Biri “hâkimim” der, birisi “Hızır” Bekledik bekledik gelmedi huzur Mühleti harcadık... daha ne kaldı? Çağ delirdi... beden hasta, can hasta Haram dolu, riya dolu her tasta Akıl iflastadır, amel iflasta Rahmeti harcadık... dah... Devamı

KÖROĞLU'NA MEKTUP-şiir

2011-01-10 15:49:00

  KÖROĞLU'NA MEKTUP Benden selâm olsun Koç Köroğlu’na Şimdi devir başka, zaman değişti. Karga konar kır atların beline Arpa bulunmuyor, saman değişti. Gayri ne Kenan var, ne Demircioğlu Tarihe karıştı, Ayvaz’la Hoylu Herkes Bolu Beyi, her taraf Bolu Yiğitlik kalmadı, insan değişti. Sır tutmuyor suya giden testiler Kılınçları müzelere astılar Çamlıbel’in çamlarını kestiler Dağlar çıplak kaldı, orman değişti. Kale yoktur, ok atılmaz burçlardan İnsanoğlu yüksek uçar kuşlardan Boz tavşanlar haraç alır kurtlardan Erlik başkalaştı, meydan değişti. Kervan geçmez, uçurdular hanları Hile satar asrın bezirgânları Banka kurup biriktirdik kanları Dertler yenilendi, derman değişti. Günden güne küçülüyor Arz'ımız Şimdi ise Ay'a gitmek arzumuz Feza elbisesi diker terzimiz Gökleri fethettik, mekan değişti. Tad bozuldu, küp, kokutur turşular Haydutlara yatak oldu çarşılar Şişkin cüzdan bin belâyı karşılar Boynuzlar gürz oldu, kalkan değişti.            Abdurrahim Karakoç ... Devamı

HAKİM BEĞ-şiir

2011-01-10 15:44:00

  HAKİM BEĞ Gene tehir etme üç ay öteye Bu dava dedemden kaldı hâkim beğ. Otuz yıl da babam düştü ardına Siz sağ olun, o da öldü hâkim beğ. Kırk yıl önce; yani babam ölünce Kadılıklar hâkimliğe dönünce Mirasçılar tarla, takım bölünce İrezillik beni buldu hâkim beğ. Yaşım yetmiş iki, usandım gel-git Bini buldu burda yediğim zılgıt Eğer diyeceksen: 'bana ne, öl git! Oğlumun bir oğlu oldu hâkim beğ. Sekiz evlek tarla, bir geverlik su Yüz yılda höküme bağlanmaz mı bu? Kazanmasam da hu, kazansam da hu! Canım ta burnuma geldi hâkim beğ. Keşife-meşife, damgaya, harc'a Kanımız kurudu harca da, harca.. Sayenizde avukatlar yıllarca, Fakiri yoldu da yoldu hâkim beğ. Mübaşir itekler, kâtip zavırlar Değişti bizde de göya devirler Yüz yıl önce adam yiyen gâvurlar Tapucuyu aya saldı hâkim beğ. Kabahat sizde mi, kanunlarda mı? Şaşırdım billâhi yolu yordamı.. Kızma sözlerime alam kadanı Sıkıntıdan içim doldu hâkim beğ. Mülkün temeliydi adalet hani? ... Bizim hak temelde saklı mı yani? Çıkartıp ta versen kim olur mâni? Yoksa hırsızlar mı çaldı hâkim beğ? ! Hem davacı pişman, hem de davalı.. Bu yolda tükettik çulu, çuvalı. 'Sabret makamı'ndan çalma kavalı, Sürüler ekine daldı hâkim beğ.                              Abdurrahim Karakoç ... Devamı

HA GAYRET-şiir

2011-01-10 15:35:00

HA GAYRET! Zina bizim gıdamızdır diyenler Zina suç olmaktan çıktı.. Ha gayret! Çağdaş etiketli şıllık bayanlar Boş durmak sizleri sıktı.. Ha gayret! Bir oldunuz erkeğiyle kadını Geri geri attırdınız adımı Çıkartın zinanın çirkef tadını Boynuzlar kaleyi yıktı.. Ha gayret! Derler: Hayvan gibi özgür olalım Entel zennelere kılınç çalalım Değişelim, her gün bir eş alalım Ankara’da şafak söktü.. Ha gayret! Çiçek, kokusunu sundu herkese Kaptan şoför taktı geri vitese Yalamaya döndü kapı, menteşe Aşiret canından bıktı.. Ha gayret! Mühim değil su alsa da kayıklar Boynuzuna kavuşacak geyikler Kokonalar “zina” diye sayıklar Gözler Avrupa’ya baktı.. Ha gayret! Köşe yazarları, köşe taşları Utanmıyor yüzü bulsa yaşları Acı hıyarların turp yandaşları Kafayı uçkura taktı.. Ha gayret! Yabancı istedi, yerli ram oldu Ak bayrak çekildi, teslim tam oldu Zina kuyruğunda izdiham oldu Devler diz üstüne çöktü.. Ha gayret! Tekeler hayvanca sevişe dursun Keçiler sevişsin, gevişe dursun Masalarda meze ve şişe dursun Medya, kaçırmasın vakti.. Ha gayret! Birileri arpaları malt etti Birileri bile bile halt etti Birileri ar-namusu alt etti Birileri mumu yaktı.. Ha gayret!                           Abdurrahim Karakoç ... Devamı

ŞERİAT NEDİR?

2010-12-23 09:55:00

(MÂİDE suresi 48. ayet) وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُم بَيْنَهُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَاءهُمْ عَمَّا جَاءكَ مِنَ الْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَاء اللّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلَـكِن لِّيَبْلُوَكُمْ فِي مَآ آتَاكُم فَاسْتَبِقُوا الخَيْرَاتِ إِلَى الله مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şerîat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şerîatlerde) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir. (CÂSİYE suresi 18. ayet) ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلَى شَرِيعَةٍ مِّنَ الْأَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاء الَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ Sonra da seni din konusunda bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy; bilmeyenlerin isteklerine uyma. ... Devamı

Sözünde Durmayana Ne Denir?

2010-12-20 20:11:00

  R.T.ERDOĞAN GÖMLEK DEĞIŞTIRDI     ÖRTÜNMEYİ YASAKLIYANLAR YARGILANMALI, GÜL NEDEN İKİLİ OYNADI?, KADİR MISIROĞLUNU DİNLEYİNİZ. Devamı

Kadınların Örtünmes’inin İsbatı ve Kafasında ki Muhtarlar.

2010-12-11 13:26:00

  HIRISTIYAN ÇIPLAKLARA GÜZEL BIR CEVAP ORIJINAL VIDEO-ŞEREFSIZ VATAN HAİNLERİ – MARKSİST HAİN LAİKCİLER - SEREFSIZ VATANHAINLERI – MARKSIST HAIN LAIKCILER - ... Devamı

İslam Yaşanmalıdır

2010-11-25 22:31:00

بسم الله الرحمن الرحيم  السلام عليكم ورحمة الله وبركاته (ÂLİ IMRÂN suresi 19. ayet) إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ   Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur. “ -- Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin !" denince, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. “ ( Nisa 61 )       HIRİSTİYANLAR ... Devamı

Osmanlıda RECM Cezası

2010-10-10 09:27:00

KÖTÜLÜĞÜ ALENİ YAPAN 6753 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Zina suçu sebebiyle) herhangi birini şahitsiz olarak recmetseydim, falann kadını recmederdim. Çünkü onun konuşmasından, vaziyetinden ve yanına girip çıkanlardan dolayı ciddi bir şüphe hasıl olmuştur." RECM: Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma; evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde İslâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimi. R.c.m kökünden mastar, çoğulu "rucüm" dür. Aynı kökten "racîm"; recm olunan, taşlanan, kovulan ve lânetlenen anlamındadır. Kur'an-ı Kerim'de bu anlamda "recm" ifadesi bulunmamaktadır. Bir ayette gaybı taşlamak" (el-Kehf, 18/22), başka bir yerde, "yıldızları Şeytanlar için atış taneleri yaptık" (el-Mülk, 67/5) ayetinde "atış taneleri" anlamında "rucûm" çoğul olarak gelmiştir. Zina edenin taşlanması Sünnet, ve icma delillerine dayanır. Zina bütün semavî dinlerde haram kılınmış ve çok kötü bir fiil olarak kabul edilmiştir. İslâm'da zina büyük günahlardan olup, ırz, namus ve neseplere yönelik olduğu için, cezası da hadlerin en şiddetlisidir. Zinanın cezası, fiili işleyenin evli veya bekâr oluşuna, İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü bulunup bulunmamasına göre kısımlara ayrılır. Dayak, taşla öldürme, sürgün ve İslâm devleti'nin koyacağı ta'zir cezası bunlar arasındadır. Yüz Değnek Cezası Bekâr erkekl... Devamı

PUT PERESTLİK

2010-10-09 08:53:00

Evet 1400 yıl önce 10 Megapixel Fotokamerayla çekilmiş Hz. Ali ve oğulları Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan`ın resimleri… HZ. ÖMER (RA) ANLATIYOR : CAHİLİYE DÖNEMİNDE  BİZLER HELVADAN PUTLAR YAPAR ,ONLARA TAPARDIK SONRADA  YOLCULUK ESNASINDA ACIKINCA ONLARI YERDİK..."            İNSANLAR KENDİ PUTLARINI ÖNCE KENDİLERİ YAPARLAR SONRA DA  O PUTLARI ÖNCE KENDİLERİ YERLER ... EY GÜNÜMÜZÜN İNSANLARI SİZ DAHA YEMİYECEKMİSİNİZ  KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIĞINIZ PUTLARINIZI…  YOKSA YA KAFANIZ  ÇALIŞMIYOR, YA MENFAATLERİNİZ UYUŞMUYOR…. Atatürk’ü “tanrılaştırma” temayülü Bir kısım “Atatürkçüler”, Atatürk’ün de nihayet bir “insan” olduğunu kabullenemiyorlar. Bu yüzden “insan boyut”unu ele alan yazılara ve araştırmalara saldırıyorlar.  Çünkü içlerinde Behçet Kemal’in, Tekin Alp’in, Edip Ayel’in, Kemalettin Kamu’nun ve Yusuf Ziya’nın Atatürk’ü var. Gençler hatırlamaz, ama 30’lu yıllarda Behçet Kemal Çağlar “Atatürk Mevlidi” yazarken, Tekin Alp takma ismini kullanan Moiz Kohen de “Türk’ün Yeni Amentüsü”nü yazmıştı.  Buyurun: Sabır taşına dönüşüp okuyabilirsiniz… Alıntı: TÜRK'ÜN AMENTÜSÜ (!) “Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemâl’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahid analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına îmân ederim. İyilikle fenalığın insanlardan geldiğ... Devamı

Allah Sevgisi

2010-09-04 21:38:00

    BAKARA SÛRESİ Arapça Hat     Ses Allah Sevgisi << GERİ  | 24 |  İLERİ >> Geçerli Sayfa 164. Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır. (Ya Allaha Tapacaksın Veya Mahlukata.) 165. İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi. 166. Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır. 167. Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir. 168. Ey insanlar! Yery... Devamı

NE ĞEM YERSİN?

2010-09-02 21:42:00

  اِلَهِي  نَه غَمْ يِيرسڭ بَهَې عاصي گناهكار  ِدِلْدَه حَقْ كَلَامِي قُرْاَنِمِزْ وَارْ  مَحْواِيدُوبْ عِصْيَانِمْ تَوْبَه اِسْتِغْفَارْ  بِزْ اَهْلِ تَوْحِيدِزْ اِيمَانِمِزْ وَارْ  ثُنِّي لََرِزْ بَيْتُ اللهْ يَپَارِزْ  بَشْ وَقِتْ سَجْدَه اِيدُوبْ طُپْرَاقْ اُوپَرِزْ  بِڭْ بِرْآَدْلِي بِرْ سُبْحَانَه طَپَارِزْ  گُنَاهِمْ بَاغِشْلَرْ يَزْدَانِمِزْ وَارْ  َسنْجَاغِي اَلِنْدَه اَصْحَابْ يَانِڭْدَه  گَاهِي صِرَاطْ گَاهِي مِيزَانْ اُوگُونْدَه  يَارِينْ قِيَامَتَّدَه مَحْشَرْ يَرِنْدَه  شَفَاعَتْ صَاحِبِي سُلْطَانِمِزْوَارْ  قَلْبِمِزْ مُجَلَّا گُمُوشْدَنْ پَاكْدِرْ  خَالِقِمِزْ بِرْدِرْ شُپًهَه مِزْ يُوقْدُرْ  بِزْ مُحَمَّدِي يِزْ دِينِمِزْ حَقْدِرْ  فِرْدَوْسِ اَعْلَادَه سَيْرَانِمِزْوَارْ  يُونُوسْ اَمْرَه İlahi Ne ğem yersin behey asi günahkar. Dilde hak kelamı Kur'anımız var. Mahvedip isyanım,Tevbe istiğfar. Biz ehli tevhidiz,İmanımız var. Sünnileriz Beytullah yaparız. Beş vakit secde eder toprak öperiz. Binbir adlı bir Subhana taparız. Günahım bağışlar,Yezdanımız var. Sancağı elinde,Ashab yanında. Gahi sırat,gahi mizan önünde. Yarın kıyamette,mahşer yerinde. Şefaat sahibi,Sultanımız var. Kalbimiz Mücella gümüşten pakdır. Halıkımız bir... Devamı

Camilerin Satılması ve İmhası !

2010-08-30 21:39:00

26 Ağustos 2010, 08:32 Cezmi Yurtsever       -Osmanlı’dan malyan camileri  ihtiyaç fazlası göstererek “gelir kaydetmek için” satmışlar.      -Osmanlı’nın yönetim merkezi olan Topkapı Sarayındaki 9 caminin hepsi müzeye çevirme esnasında yıkılmış.     -Şehir merkezlerinde bir caminin 500 metre kadar yakınında ikinci bir caminin olmaması kararı alınmış.     -Sanat Tarihi uzmanı Prof. Semavi Eyice, Camilerin satılması olayını açıklayan Eminönü Camileri kitabının önsözünde yaşanan kültür katliamını isyan eder gibi sözlerle yazmış.     -Ve 1932 yılında ezanı Türkçeleştirme çalışma kapsamında “Allah” kelimesine bile yasak getirilmiş.        Bu satırları yazarken ellerim titriyordu. Ve gözlerim daldı gitti, geçmişin yaşanmış ve karanlıkta kalan olayları arası: Çoğu kez duyduğum ve de kısa kısa olsa da bilgi sahibi olduğum bir konuda “Camilerin satılması” konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşmanın buruk acılarını yaşıyorum.     Temmuz 2010 başlarında sıcak bir yaz gününde araştırmalar yapmak üzere İstanbsul7daki Süleymaniye Kütüphanesine geldim. Araştırmacılara ayrılan odanın içinde bulunan raflarda “Eminönü camileri” adını taşıyan İstanbul Müftülüğünün desteği ile yayınlanan kitabı gördüm. Kitap içinde Osmanlı’dan Cumhuriyete yaşanan tarihi süreç içinde Eminönü ilçesinde 1928 yılında çıkarılan kanun kapsamında satılan ve yıkılarak yok edilen camiler hakkında ayrıntılı bilgiler vardı.  Prof. ... Devamı

La İlahe İllallah’ın Şartları

2010-08-27 02:38:00

  La İlahe İllallah’ın Şartları Aşağıdaki yedi şart yerine getirilmediği taktirde “La İlahe İllallah” kelimesi söyleyen kişiye fayda vermez. 1. İlim: “La İlahe İllallah” ın manasını bilmektir. Bu kelimenin başlangıcı inkar, devamı ise tasdiktir. ‘La ilahe’ inkar,‘illa’ istisna edatı, ‘illallah’ ise istisna edatıyla beraber ispattır. Bu söz, Allah’ın (c.c.) dışındaki bütün ilahları ortadan kaldırmaktadır. Bu kelimeyi manasını bilmeden söylemek, kişiye fayda vermez. Çünkü bu kimse bu kelimenin neye delalet ettiğini bilip buna inanamaz. Bunun durumu yabancı bir dili konuşup bir şey anlamayan kimse gibidir. Allah (c.c.) şöyle buyuruyor: “Bil ki Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur.”(Muhammed: 47/19) “Ancak bilerek hak için şehadette bulunanlar bundan müstesnadır.”(Zuhruf: 43/86) Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Kim ‘La ilahe illallah’ın manasını bilerek ölürse Cennete girer.” (Müslim, İman: 10.) “La İlahe İllallah” ın manası; ‘Allah’tan başka kendisine kulluk edilecek hiç kimse yok’ demektir. İbadet; Allah’ın (c.c.) sevdiği ve razı olduğu bütün gizli ve açık ameller ve sözlerdir. 2. Yakin: “La İlahe İllallah” ın kemalidir. Yakin, şevk ve şüpheyi giderir. Allah(c.c.) şöyle buyuruyor: “Müminler ancak, Allah’a ve Ras&ucir... Devamı

İsrail Devlet Değildir,Yahudiler Teröristtir.

2010-06-02 13:52:00

İsrail Devlet Değildir,Yahudiler Teröristtir. يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلاَ يَقْرَبُواْ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هَـذَا وَإِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْنِيكُمُ اللّهُ مِن  فَضْلِهِ إِن شَاء إِنَّ اللّهَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (TEVBE suresi 28. ayet) Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, (biliniz ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah iyi bilendir, hikmet sahibidir.       (MÂİDE suresi 51. ayet)‏‏ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar ‏‏(birbirinin tarafını tutarlar)‏‏. İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez. Katil Amerikanın, Zalim Avrupanın, Oyunlarına kapılmayınız.   Hadis-i Şerif Logatı <Tıkla>Burayı Tıkla  Şeytanın özellikleri,Kimde Var?.<<< Gargat Ağacı ve İsrail   İSRAİLİ ve YANDAŞLARINI KINIYORUM "http://www..com/play.video.php?id=393"            « FİLİSTİN,Şimdi Zulüm Altında    http://ahlak.bloggum.com/yazi/israili-ve-yandaslarini-kiniyorum.html Katliamı izlediler!    İŞTE GAZZE'DEKİ İNSANLIK DRA... Devamı

Milletvekili adayı olmanın anlamı nedir?

2010-05-27 00:12:00

TBBM,Adayı Olmanın Anlamı: Milletvekili adayı olmanın anlamı şudur: “Ben sizin adınıza bu maksatla kurulmuş bulunan kurumda gidip teşri (kanun koyma) yapacağım, her biriniz bir fert olmanız dolayısı ile elinizde bulunan genel hakimiyet yetkisinin birer parçasını bana vekaleten belli bir süre devretmenizi istiyorum. Böylelikle ben yeterli sayıdaki temsil oylarımı toplayabildiğim takdirde, sizin adınıza egemenlik yetkisini kullanacağım ve teşri faaliyetlerine katılacağım.“ demektir. Kur’an- Kerim‘de Allah‘tan başka kanun koyan ve Allah’tan başka hükmüne başvurulan ya da hükmü kabul edilen herkes ve her kurumun ortak adı bilindiği gibi “tağut“ tur.Tağutun reddi ise ,iman edebilmek şerefine nail olmanın ilk ayağıdır. لاَ إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىَ لاَ انفِصَامَ لَهَا وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ   Dinde Çirkin şey Yoktur.“ Hak ile batıl apaçık meydana çıkmıştır. Kim tağutu inkar eder ve Allah’a iman ederse o, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam kulba yapışmış olur “ (Bakara 256) Tağutun ve tağuti düzenlerin egemenliğini kabul etmek , iman ile bağdaşabilir bir eylem olamaz. “أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُواْ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَن يَتَحَاكَمُواْ إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُواْ أَن يَكْفُرُواْ بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلاَلاً بَعِيدًا   ''Sana indirilen ve senden önce indirilmiş olanlara her halde iman ettiklerini ileri sürenlere bakmaz mısın ki , onu inkar etmekle emrolundukları halde yine tağutun hükmüne başvurmak isterler. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla büsbütün saptırmak ister “... Devamı

İslâm’da Laiklik Yoktur.إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ

2010-05-27 00:06:00

  İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR .إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ  Allah katında tek Din İslâmdır. Laiklik; geniş ve basit tanımı ile, dinin siyasal hayatın dışına itilmesi, din adamları sınıfının devletin siyasal hayatında din adına etkin olmalarının engellenmesi diye ifade edilir. Buna cevap olarak deriz ki: Laiklik Fransa’da kilisenin ve papazların siyasete karışmasından sonra Rönesanss ile kiliseyi ve din adamlarını devlet yönetiminden uzaklaştırmak için çıkarılmış bir sistemdir. Fakat İslam’da batıda bilinen şekliyle bir “ din adamları “ sınıfının varlığı söz konusu değildir. Dolayısı ile böyle bir sınıfın din adına siyasal etkinliklerde bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla böyle bir sınıfın din adına siyasal etkinliklerde bulunmalarından ve devletin siyasetinden aktif bir rol oynamalarından söz edilemez.Çünkü böyle bir sınıf yok ki, bu sınıfın icra edeceği fonksiyon kabul veya redde konu olsun. Bugün içinde yaşadığımız dünyada, İslam adına meydanlara, gazetelere, ekranlara, kürsülere çıkan pek çok alim ,önder, siyasi, akademisyen, maalesef İslam dışı olduğu bizzat kendi taraflarınca bu kadar net bir biçimde ortaya konan Laikliği ve Demokrasiyi sahipleniyorlar, bunları benimsediklerini söyleyebiliyorlar. Üstelik bazıları daha da ileri giderek bu cahiliyye hükümlerinin Allah’ın dinine de iftira ederek, İslami olduklarını, İslam’la bağdaştıklarını iddia edebiliyorlar . أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ   “Onlar hala cahiliyye hükmünü mü arıyorlar?. Kesin bilgiye inanan topluluk için hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir?. “ ... Devamı

Demokratik düzenlerin iddiaları nelerdir ?

2010-05-27 00:02:00

  Allah nezdinde hak din İslâm'dır. إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ Demokratik Düzenlerin iddiaları : Demokratik düzenler, eşitlikçi bir eda ile, bütün fikir ve düşünce sahiplerini partilerin çatıları altında örgütlenmeye çağırır.Ancak bu çağrının temelinde, “Anti – demokratik“ diye nitelendirilen her türlü muhalif hareketi kontrol altına almak gibi önemli ve ciddi bir avantajı elinde bulundurmak düşüncesi vardır. O halde tez ile uygulama arasında bir tutarsızlık vardır . Ve bu bilinçli yapılmaktadır.   A-Muhalif hareketlerin zararsız bir kimliğe bürünmesini sağlayıp bu kimliğe uygun şekliyle kanalize etmektir.   B-Kurulu düzene muhalefet edebilecek kitle ve söylemleri, onların tepki ve öfkelerini, seçim, propaganda ve benzeri eylem ve gösterilerle ifade etmelerini sağlayarak, barajı zorlayan basınçları, kapakları zaman zaman kaldırarak barajın güvenliğini sağlamak kabilinden , tehlikeli olmak halinden zararsız ve belki de yerine göre faydalı unsurlar haline getirebilmektir. İslam’ı diğer dinlerden ve diğer dinleri İslam’dan ayırt eden elbette inanç sistemi yani itikattir . Gerek kainatta ve gerekse de insanın hayatının kural , hüküm ve hukukunu belirlemekte de yani bütün boyutlarıyla hakimiyette de Allah’a ortak kabul etmemek bu itikadi esasın ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçasıdır. قُلْ إِنِّي عَلَى بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّي وَكَذَّبْتُم بِهِ مَا عِندِي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِ إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلّهِ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِلِينَ    De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. H&uum... Devamı

Allah’a İtaat Etmiyene,İtaat Edilmez

2010-05-16 19:43:00

(NİSA suresi 34. ayet) الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاء بِمَا فَضَّلَ اللّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنفَقُواْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِّلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّهُ وَاللاَّتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلاَ تَبْغُواْ عَلَيْهِنَّ سَبِيلاً إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.   (NİSA suresi 59. ayet) يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَأَطِيعُواْ الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنكُمْ فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللّهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah’a ve Resûl’e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.   (NİSA suresi 64. ayet) وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللّهِ وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذ ظَّلَمُواْ أَنفُسَهُمْ جَآؤُوكَ فَاسْتَغْفَرُواْ اللّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَو... Devamı

Musibetlere Sabretmek

2010-05-16 18:34:00

ALTINCI MEKTUP      Gayretli kardeşlerim, hamiyetli arkadaşlarım ve dünya denilen diyar-ı gurbette medar-ı tesellilerim,      Madem Cenâb-ı Hak sizleri, fikrime ihsan ettiği mânâlara hissedar etmiştir; elbette hissiyatıma da hissedar olmak hakkınızdır. Sizleri müteessir etmemek için, gurbetimdeki firkatimin ziyade elîm kısmını tayyedip bir kısmını sizlere hikâye edeceğim. Şöyle ki:  Şu iki üç aydır pek yalnız kaldım. Bazen on beş yirmi günde bir defa misafir yanımda bulunur. Sair vakitlerde yalnızım. Hem yirmi güne yakındır dağcılar yakınımda yok dağıldılar.  İşte gece vakti, şu garibâne dağlarda, sessiz, sadasız, yalnız, ağaçların hazinâne hemhemeleri içinde, kendimi birbiri içinde beş muhtelif renkli gurbetlerde gördüm.      Birincisi: İhtiyarlık sırrıyla, hemen ekseriyet-i mutlaka ile, akran ve ahbabım ve akaribimden yalnız ve garip kaldım. Onlar beni bırakıp âlem-i berzaha gittiklerinden neş’et eden hazin bir gurbeti hissettim. İşte, şu gurbet içinde ayrı diğer bir daire-i gurbet açıldı. O da, geçen bahar gibi alâkadar olduğum ekser mevcudat beni bırakıp gittiklerinden hâsıl olan firkatli bir gurbeti hissettim. Ve şu gurbet içinde bir daire-i gurbet daha açıldı ki, vatanımdan ve akaribimden ayrı düşüp yalnız kaldığımdan tevellüt eden firkatli bir gurbeti hissettim. Ve şu gurbet içinde, gecenin ve dağların garibâne vaziyeti bana rikkatli bir gurbeti daha hissettirdi. Ve şu gurbetten dahi, şu fâni misafirhaneden ebedü’l-âbâd tarafına harekete âmâde olan ruhumu fevkalâde bir gurbette gördüm. Birden, "Fesübhânallah!" dedim, bu gurbetlere ve karanlıklara nasıl dayanılır düşündüm. Kalbi... Devamı

Süleyman Demirel

2010-05-06 19:03:00

  Süleymanname  Sen gül diyarının yapma gülüsün!  Aynı yapmacıkla Çoban Sülü’sün!  Yoktur izlediğin bir dava yolu;  Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün! Türk’e zıt sermaye merkezlerinden,  Bir zikzaklı yolda hep, güdülüsün!  Milli yekparelik gelmez işine;  Bu yüzden parçalı, bölüntülüsün Ve devlete mason biraderlerin  Tam da maslahata denk ödülüsün!  Ne sır sendeki bedava oluş!  Problemler içinde en müşkülüsün!  Fikir dağlar boyu kocaman kitap;  Sen de o kitabın bir virgülüsün!  Böyleyken ustasın gözbağcılıkta;  Cüceler sirkinin baş Herkülüsün!  Gözyaşı ve çığlık vatanında sen,  Hüzün bahçesinin şen bülbülüsün!  Büzülmüş susarken mahzun hakikat,  Davuldan ziyade gümbürtülüsün!  Teokratik rejim olmaz deyip de,  Peşinden müslüman görüntülüsün!  Kolera, vergiler, zamlar, enflasyon;  Bir felaketsin ki, binbir türlüsün!  Gelirsiz giderli bütçelerinle,  Her yıl, milyar milyar köpürtülüsün!  Okka okka vicdan satın alırsın;  Topuzu altından oy baskülüsün!  Bir gökdelen sanır seni gören göz;  Bilmez ki, temelden çöküntülüsün!  Büyük Kongre, dikiş tutturduğun yer;  Meclise gelince söküntülüsün!  Bağlısın hak bilmez yeminlilere;  Hakkı bilenlerden çözüntülüsün!  Üçbuç... Devamı

Hak Din

2010-04-10 12:47:00

  بسم الله الرحمن الرحيم السلام عليكم ورحمة الله وبركاته (ÂLİ IMRÂN suresi 19. ayet) إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur. ... Devamı

Zina Cezası

2010-04-10 12:37:00

KARISININ CARIYESIYLE CINSEL ILIŞKIDE BULUNAN KIMSENIN CEZASI 1451- Habib b. Sâlim (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Karısının cariyesiyle cinsel ilişkide bulunan bir adamın durumu Numân b. Beşîr’e sunulmuştu da, O’da şöyle dedi: Bu davayı Rasûlullah (s.a.v.)’in verdiği hüküm gibi vererek halledeceğim.  Eğer kadın o cariyeyi kocasına helal kılmış ise kendisine yüz değnek vurarak, helal kılmamış ise taşlayarak recmetmek şeklinde cezalandıracağım.” (Ebû Dâvûd, Hudûd: 27; İbn Mâce, Hudûd: 8) 1452- Ali b. Hucr, Hûşeym vasıtasıyla Ebû Bişr’den, Habib b. Sâlim’den, Numân b. Beşîr’den bir benzerini rivâyet etmiştir. Katâde’den rivâyet ettiğine göre, şöyle demiştir: Habib b. Sâlim’e de böylece yazılmış idi. Ebû Bişr, Habib b. Sâlim’den hadis işitmemiştir. Bu şekilde aynen Hâlid b. Urfuta’dan da hadis rivâyet edilmiştir. (Kütübü Sitte (İbrahim Canan) (ZÜMER suresi 36. ayet)  أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذِينَ مِن دُونِهِ وَمَن يُضْلِلِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ Allah kuluna kâfi değil midir? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun yolunu doğrultacak biri yoktur. http://www.facebook.com/note.php?saved&&suggest&note_id=378172754091 ... Devamı